İlk günlerde emmeyecğinden bu kadar korkmama rağmen Defne emerek beni korkutmaya başladı sonrasında. Tam bir emme delisi oldu çıktı, kapılarda "mimi" diye karşıladı beni, ben yanında olduğum sürece 15 dakikada bir emmeye, yakama yapışmaya başladı. Hal böyle olunca ve yaş 2'ye merdiven dayayınca biz bu işe bir son verelim dedik artık ve geçen cuma Defne 23. ayını tamamlayıp 24. ayından 2 gün aldıktan sonra 30 Mart itibariyle nokta koyduk emme maceramıza. Gelelim nasıl olduğuna:)
Her annenin olduğu gibi benim de çok büyük korkularım vardı bu dönemle ilgili olarak, Defne emmeyi çok seviyordu ve en önemlisi emerek uyuyordu. Emerek uyduğu için de uykuya dalması en fazla 10 dakika sürüyor, ben saat 09:00'da kavgasız gürültüsüz kızımı yatağına yatırıp huzura eriyordum. Ya gece geç saatlere kadar uyumazsa ya uyumamak için ağlarsa ya ben çareyi bu yaşından sonra sallamakta bulursam diye ödüm kopuyordu memesiz hayattan. 5 yaşına kadar da emziremeyeceğime göre ha gayret deyip karar verdim. Önce Utku'ya söyledim önümüzdeki haftasonu emzirmeyi bırakacağım, hazır ol, uykusuz geceler bizi bekler diye. Özellikle kısa bir süre seçtim ki düşüne düşüne delirmeyeyim, fikrimden vazgeçmeyeyim.
Bu arada yaklaşık 2 aydır Defne'ye artık abla olduğunu, memede süt kalmayacağını, onun bardaktan süt içeceğini anlatıp duruyordum. Her ne kadar kabul etmese de süreçten haberdardı. Defne'nin asla kendi isteğiyle vazgeçmeyeceğini, ben emzirmeyi reddettiğim zaman ise sakinleşmeyeceğini biliyordum. Onun için tiksindirmekten başka çarem yoktu. Aloe vera taşı aldım aktardan, sabır taşı olarak da biliniyor, tuhaf bir kokusu, kahverengimsi bir rengi, acımtırak bir tadı var. Tam da aranan üçlü:) Cuma günü işten gelince son kez emzirdim Defne'yi, ona da son kez emdiğini, biraz sonra memenin uf olacağını ve sütün biteceğini söyledim. Emdikten sonra da sabır taşını sürdüm, Defne emme krizine girmeden, keyfi yerindeyken gösterdim bak meme uf oldu diye. Görünce şaşırdı, emmek ister misin dedim yok dedi. Sonra oynarken emmek istedi tekrar, odaya geçtik, memeyi görünce tekrar vazgeçti ve bir daha istemedi. İlk aşamayı atlattık ama korkulan saat yaklaşıyordu, nasıl uyuyacaktı acaba bu cüce:)
Eve gelince biraz oynadık, sonra hep beraber geçtik odasına, ışığı söndürüp yattık, tabi ki delirdi Defne, nasıl uyuyacağını bilemiyor, kendini oraya buraya atıyor, kucağıma gelmek istemiyor, babası kucağına alınca bana gelmek istiyor ve deli deli ağlıyordu. 45 dakika uğraştık sonra omzuma yatırıp gezdirerek uyuttum güç bela. İlk gece için yine de fena değildi, şükrettik halimize. O gece 4-5 defa uyandı kiminde kısa kiminde binayı ayağı kaldırırcasına ağladı. Tabi hepimiz perişan olduk uykusuzluktan. Ben ben vah vah, tüh tüh ne yapacağız, bu hayat nasıl böyle geçecek derken bir mucize oldu, ertesi gece Defne 9 buçukta yatıp sabah 7 buçukta uyandı. Bünye unutmuş 2 yıldır deliksiz uyuma denen hadiseyi tabi, neye uğradığımı şaşırdım. Nasıl dinç, nasıl mutlu uyandım anlatamam:) Bugün 1 hafta oluyor emmeyi bırakalı ve 3. günden beri kızım, yanıma yatıp 15 dakika içinde, ağlamadan sızlamadan uyuyor. Bazen hiç uyanmıyor, bazen saat 5-6 arası bir mızıklıyor, yanına yatıp uyutuyorum, 10 dakika içinde tekrar yatağıma dönüyorum. Hayat bize güzel artık:)
Emmeyi bırakmanın tek artısı uykuların düzene girmesi değil tabi, Defne artık babasıyla tatlı tatlı oyun oynuyor, kitabına, oyuncağına odaklanıyor. Onu öyle uzaktan izleyip büyüdüğüne, artık emziremediğime üzülmüyor değilim ama çok da keyif alıyorum. Evet anne sütü bebek için çok çok önemli ama çok geç kalmadan bırakılmalı, anne-çocuk yapışıklığı giderilmeli, çocuk özgür kalmalı diye düşünüyorum.
Defne normalde de çok huysuz bir çocuk değildir, belki bunun da etkisi vardır ama memeyi bırakma olayı kafamızda büyüttüğümüz kadar zor değilmiş, bunu anladım. Biz bu süreci rahatça atlattık, yeni bir döneme geçiş yaptık. Darısı diğer bebeklerin başına:)
Abla Defne:)
